Elma satıcılarıGelirdiler köyümüzeBiz de bakardık boz eşeklerineBazen de katırla gelirlerdiÇok az da olsa atları vardıHepsi sakallı idiYaşlanmışlardıArabaları tahtadandıEski düzenektiBiz koşardık peşindenElmacı dayı Elmacı dayı Kaça satarsın elmayı diyeOda para istemezGidin arpay buğday getirin derdiBizim çoktu arpamız, buğdayımızBen hemen doldururdum
tenekeyi Koşardım meydanaElimde bir teneke buğdayYanaklarım kızarmışElmacı dayı ver tenekeyi derdiVerirdimSonra doldururdu Ne kadar buğday ,O kadar elmay derdiYerdik elmalarıGüzel olurdu tatlarıAma kandırırdı elmacı dayı biziYarısıda çürük olurdu elmalarınAma yemesi güzeldi sağlam olanlarıSonra eve götürürdümAnnem kızardı Oğlum bunların hepsi
çürükBabam boşver derdi Zaman geçerdi küçükken Ya elmacılar gelirdiYa da başka satıcılarBazen dereye yüzmeye giderdikSabah çıkardım evdenAkşama kadar derede yüzerdimKarnım açıkırdı Eve gitmeye ne hacetEn yakın evden iste bir dürümHemen gelir tereyağlı lorlu tandır ekmeğinSonra inekler gelirdi ovadanBen onları bağlardım
ahıraKuzular gelmezdi evlerineAbim arardı onlarıben bilmezdim nerelere girdiklerinibüyüdüm bir günuzaklara gittikya da uzaklar götürdü bizitereyağlı ekmekler yoktukuzular yoktuelmacı dayı yoktuküçüklüğüm yoktune kadar da özledim küçük ellerimibisiklete binerken duyduğum sevincialınan yeni ayakkabılar ile uçmayı hissetmeyiyeni elbiseler ile en yakışıklının ben olduğumu
düşünmeyitraktörü sürerken güçlü olduğumubabamın ise her zaman arkamda yıkılmaz duvar olmasınıdedemin yanında konuşulmamasınıbabaannemin yemeklerinihicranın, gülüşünüemrenin, emmoğlu diyişiniamcamın, gerçekten sevişinitandıra ayaklarımı uzatmayıbabamla çalışmayıanamın alnımdan öpüşünübacımın bebekliğinihasretin ne olduğunu bilmemeyiözledim, hemide bir çok şeyigelmeyeceklerini bile bile özledim...ben büyüdüm artıkçürük elmaları ayıklamaz oldu