|
Oğlum Halis/4
Zöhre gelinin arzusu hayal kırıklığıyla sonlanmıştı,onca cilvesine rağmen...Keyfim yok hatun diyordu bekir emmi.Hem annesinin sitemi hem de uykusuzluk keyifsiz yapmıştı onu.Uykusuzluk öyle de yorgun düşürmüştü ki,eşinin isteğini geri çevirdikten sonra sırtını dönmüş uyumaya başlamıştı bile...Zöhre gelin,onun uyuyuşunu seyretti biraz,sonra başucuna
çıkardığı güllü entarisini giyip sessizce çardaktan aşağı indi...İnmeseydi de zaten kaynana indirecekti.O inerken kaynanası da namazı bitirmiş gelini kaldırmaya geliyordu...Kaldırması da bir alem,bastonu çardağın merdivenine birkaç kez vurur.``Kalk mamanın kızı...``diye anasına hakaret ederdi kendince...Zöhrenin indiğini görünce , -Uyandın mı gelin,tez sofrayı hazırla herifini de uyandır.Gelsin yemeğini zıkkımlansın...
-Ana o daha yeni uyudu...Ben onun kahvaltısını sonra hazırlarım olmaz mı... -Ne uykusuymuş bu,kuşluk vakti uyku mu olurmuş canım...İş güç vakti,boşver sen onu uyandır...Anan istiyor de...Israr etmenin anlamı yoktu.Kaynana istiyorsa muhakkak olcaktı,bu
ailenin reisi oydu çünkü... .
-Tamam ana kahvaltıyı hazırladıktan sonra uyandırrım ,sen merak etme...derken
zöhre de az anasının gözü değildi...Önce tuvalete gitti,oyalandı .Sonra inekleri sağmak bahanesiyle ahıra,epey de vakit geçirmişti.Kahvaltıyı hazırlamayı da uzattıkça uzattı...Nihayet sofra hazırlama işi de bitmişti.Şimdi çardağa gidip eşini uyandırması gerekti,kıyamıyordu ona.Ama yapmak zorundaydı...usulca çıktı çardağa,cibinliğe girdi ve bir öpücük kondurdu eşinin dudağına...Bekir emmi gülerek açtı gözlerini ve eşini tuttu yatağın içine çekti...Zöhre olmaz dediyse de, -Anan bekliyor,bak sofra da hazır...biraz gecikirsek bastonla gelir yine... -Boşver anamı
sen ,gelirse gelsin.Hem sana diyeceklerim var...biraz konuşalım olmaz mı... .
-Olur da,kahvaltıdan sonra,odamıza çekilir konuşuruz... -Tamam dedi,bekir emmi ve birlikte yataktan çıktılar.Bekir emmi evin önündeki artezyende elini
yüzünü yıkarken,zöhre gelin cibinliği sökmüş yatağı topluyordu...Anaları da sofra da onları bekliyordu... Zöhre işini bitirmiş,Bekir emmi de,birlikte girdiler hana benzeyen
evin mutfağına...Annelerine selam verip sofraya geçtiler...Tek kelime etmeden kahvaltılarını yaptılar...Zaten isteselerde kahvaltıda ya da yemek başında,sofrada konuşamazlardı...günahtı çünkü annelerine göre,şehirliler
gibi sofra başında konuşmak hafiflikti,keferelikti vs... Kahvaltıyı bitiren afiyet olsun dedi ve masadan kalktı...Bekir emmi odasına çekilmişti...Anası her zamanki gibi köyü bir kolaçan edecek ve öyle gelecekti...Bu kolaçan etmede neler yoktu ki,köyün
fakir fukarası gezilir bir ihtiyaçları var mı diye sorulur...kısaca hayır hasenet işleri için sorgu sual edilirdi ki,bu da nerden basksan üç saatten fazla sürerdi...Bekir emmi için bir fırsattı eşiyle konuşmak ve planlarını uygulamaya koymak için...Hani kamilden bir akıl da almışken... .
Zöhre gelin ,mutfağı toparladıktan sonra odaya gelmişti...Bekiri kara kara düşünürken gördü ve, -Hayırdır Bekir,ne düşünüyorsun öyle gugumal kuşu gibi... -Yok kız,bir
düşüncem yok öyle korkacak...şimdi seninle anamı idare etme yolunu konuşacaktım da,kabul edersen... -Neymiş o,neyi
kabul edecekmişim ki... -Celallenme kız,kötü bir şey değil.hem belki sonu daha da iyi olacak...
-Adamı çatlatırsın,söylede bilelim iyi mi kötü mü
|
|