|
Şehidin Ardından (1 Perde)
Odada bir divan bir koltuk bulunmaktadır. Duvarda ise bir bayrak asıldır. Orta yaşlı bir kadın düşünceli bir şekilde koltukta oturmaktadır. O sıra içeriye asker kıyafetiyle Mehmet girer. Mehmet; Ana ne diye böyle düşüncelisin? Neyin var?Kadın hafifçe yerinden doğrulur, oğluna doğru
ilerler. Boynuna sarılır. Hatice Teyze; Oğul ne yaparsın işte ana yüreği dayanamıyor. Her gün bir şehit haberiyle yüreğimiz dağlanıyor. Senin için de…Bu sırada Hatice teyzenin gözlerinden yaşlar akar. Mehmet ayakta dimdiktir. Anasını yavaşça koltuğa oturtur. Sonra duvarda asılı olan
bayrağa yönelir. Bayrağı öpüp başına koyar. Mehmet; Ana seni anlıyorum ama bu vatan hepimizin. Her şehit düşen kardeşimin kanı vatanımızın .
bekası için bir perçindir. Tüm Mehmetlerin canı vatana feda olsun. Hatice teyze; Olsun oğul olsun. Vatan sağ olsun, ama ana yürekleri yanmaktadır. Her şehit düşen askeri oğlum biliyorum. Onlar için yanıyorum. Kolay mı sanıyorsun aslan parçası evladı kaybetmek?Mehmet; Doğru kolay değildir belki ama biliyorsun ki ana uğruna kan dökülmeyen toprak parçası vatan olamaz. Bizleri b u günler için büyütmediniz mi? Dedelerimiz Kurtuluş Savaşında, Çanakkale’de canlarını siper etmeselerdi biz bugünleri görebilir miydik? Hatice teyze; Öyle oğul öyle, dedende Çanakkale’de savaştı. Bizlere bu toprakları emanet etti. Ben de seni ak sütümle bugünler için büyüttüm. Ana daha konuşmasını sürdürüyordu ki kapı
vurulmasını işittiler.Hatice teyze; Bene kapıya bakayım oğul. İçeriye saçları düzgün bir şekilde taranmış genç bir kız girer. Anne, kızı içeriye alır.Hatice teyze; Buyur gelin kız hoş geldin. Mehmet’te hazırlanıyordu. Birazdan çıkacak.Şeyda; Şey anne ben de bir ihtiyacınız var mı yok
m u diye sormaya gelmiştim. Hatice teyze; Yok be kızım .
ne ihtiyacımız olacak. Hamdolsun her şeyimiz tam. Yolluğunu hazırladım, ana oğul konuşuyorduk. Mehmet yavuklusunu görünce heyecanlandı.Mehmet; Hoş geldin ŞeydaŞeyda; Hoş bulduk, gidecek misin?Mehmet; Vatan borcu gitmemek mümkün mü? Şeyda; Ama…Mehmet; ben de ancak bu işin aması maması yok. İş vatan olunca sevda ölümsüzleşir. Gençlerin daha rahat konuşması için anne kapıya doğru ilerler.Hatice teyze; Ben mutfağa geçeyim. Gitmeden bir kahvemi iç bariŞeyda; Sen dur anne ben yapayım.Hatice teyze; Yok kızım yok,
oğluma son kahvesini kendi elimle yapayım istedim, dedikten sonra dışarıya çıkar.Gençler yalnız kalmıştır. Mehmet yavuklusuna doğru bir adım atar ama sonra durur. Şeyda utangaç gözlerle Mehmet’e bakar. Şeyda; Seni özleyeceğim .
Mehmet. Bana yazmayı unutma, merak içinde bırakma e mi?Mehmet; Ben
de seni Şeyda. Mahzun bakan gözlerin hep hayalimde olacak.Şeyda; Yazdığın şiirleri saklayacağım. Senin adına onlarla konuşacağım. Elinde tepsiyle Hatice teyze içeriye girince gençler susar. Hatice teyze; Ne oldu gençler neden sustunuz?Mehmet; Hiiç anne birden gözüme toz kaçtı da…Hatice teyze; Oğlum
tozun konuşmayla ne alakası var?Şeyda hafiften tebessüm eder. Mehmet; Ne bileyim ya ana heyecandan galiba.Anne gülerek çocuklara bakar.Hatice teyze; Hadi hadi seni yaramaz. Al bakalım kahveni içte muzırlık yapma. Kahveler içilirken tekrar kapı çalar. Anne kapıya gitmek için doğrulurken Şeyda daha hızlı davranır. Şeyda; Dur anne ben bakarım.Şeyda kapıyı açar .
açmaz içeriye heyecanla başı örtülü, geniş etekli, orta yaşlı bir kadın girer.Ayşe Teyze; Kız Hatçe oğlanı gönderiyon da bize haber vermiyon mu? Böyle dünürlük mü olur? Hatice teyze; Yok be
dünür haber vermez olur muyuz? Daha mehmedim size uğrayacak elinizi öpecekti. Ayşe teyze; aslanım, mehmedim benim. Kendine iyi bak he kurban oğul. Mehmet; Merak etme Ayşe teyze. Ben ilk önce bakılması gereken için gittiğimin bilincinde olacağım. Vatana canlarımız kurban olsun.Ayşe
teyze; Olsun be oğul olsun. Vatana tüm canlar kurban olsun. Ama kendine de iyi bak. Bizi habersiz bırakma. Biliyon terör
mü ne bela her gün gencecik yavrularımıza hain tuzaklar kuruyo. Kendine iyi bak oğul.Kahveler içilmiş ortam sessizleşmiştir. Bu arada duygulu bir müzik girer. Mehmet ayağa kalkar. İlk önce annesinin sonra Ayşe teyzenin elini öper. Şeyda’ya da duygulu gözlerle bakar. Sarılmak için adım atar ama yine kendini tutar. Çantasını aldıktan sonra kapıya doğru ilerler. Tam bu sırada bir şey unutmuş .
annesine döner. Cebinden bir telefon çıkarır.Mehmet; He ana az kalsın unutuyordum. Şu telefonu al yanında kalsın. Seni bu telefonla arar hal hatır sorarım. Hatice teyze; Peki oğul hadi Allah’a emanet ol, dedikten sonra son bir kez daha sarılır. Mehmet; Hakkınızı helal edin. Allah’a ısmarladık, dedikten sonra kapıdan çıkar. Şeyda ise kenarda sessizce ağlamaktadır. Mehmet’in gitmesinden az sonra içeriye dört genç kız girer. Hepsi yavaşça Şeyda’nın yanına gider. Elinden tutup divana oturturlar. Sonra içlerinden birisi duygulu bir asker türküsü okur.
Sahne kapanır.
|
|